Haber Detayı
16 Ocak 2021 - Cumartesi 13:53
 
Çok Kalleşmişsin!
Gebze Haberi


1981 yılıydı...
Annemle babam boşanma kararı aldığında benim için hayatımın belki de dönüm noktasıydı...
Boşanmanın gerçekleşeceği o duruşmada  velayetimin kimde olacağına karar verilecekti. Annemde mi yoksa babamda mı kalacaktım hakim bu soruyu bana da soracaktı... Nasıl bir cevap verilir ki...Ben evde kavga olsun, geçimsizlik olsun, ne olursa olsun ama bu boşanma olmasın istiyordum. Hakim boşanma kararı için herkesi ayağa kaldırdığında ben salondan fırladım gittim, o yaşta...Şu anda 49 yaşına dayandım hala velayetimi kimin aldığını bilmiyorum.Hiç merakta etmedim. Araştırmadım da... Kartal Adliyesi'nin hemen yanıbaşındaki tren istasyonuna koştum. İlk gelen trene bindim.. Gebze'ye gelen bir banliyö treniydi. Gebze'yle tanışmam da o tarihe denk gelir. Gebze'nin son durak olduğunu bile bilmiyordum. Tren boşalınca ben de indim... İstasyonun hemen yanında bir çay bahçesi vardı o zaman. Orada dolaşırken genç bir ağabey "al bakalım..." diye elime bir simit tutuşturdu.. "Ailen nerede, ne yapıyorsun burada tek başına..." dedi... Durumu anlattım.Elimden tutup beni istasyona götürdü. Beraber trene bindik. Kartal'a döndük. Eve getirdi beni...Dedem ve babaanemle büyüdüm. Lise ikinci sınıfta dedem ve babaaanem Gebze'ye taşınma kararı aldı. Onlarla hayatımda ikinci kez Gebze'ye gelme durumuyla karşılaştım. Nedense yine istasyonda ki çay bahçesine gittim. Ve ne tesadüf ki yine aynı adamla karşılaştım. O genç delikanlı da benim gibi bayağı büyümüştü. Çay bahçesinin hemen yanıbaşında TEK'in ambar müdürlüğü varmış. Orada çalışıyormuş. Demek ki ne zaman gelsem onu orada görmemin nedeni buymuş. "Yine mi kaçtın*" dedi. Bu kez taşındığımızı söyledim. Dedem ve babaaannem yaşlıydı. Yol ve iz bilmekte zorlanırlardı. Bu ağabey beni dedemle beraber Sarkuysan Lisesi'ne götürdü. Dönemin okul müdürü Beyazıt Bestami Şanlı velimin olması gerektiğini söylediğinde bu ağabey, "Annesi babası ayrı çocuğun, dedesiyle yaşıyor, bir kolaylık sağlayın lütfen." diyerek kaydımı, naklimi yaptırdı. "Kötü arkadaşların olmasın, ders çalışabileceğin, Kur'an öğrenebileceğin korunaklı bir yere götüreceğim seni.." dedi ve beni Eskiçarşı'da eski sinemanın bitişiğinde ki ülkü ocağına götürdü. "Osman hoca bu genç sana emanet." dedi. Okuldan çıkıp oraya gidiyor birkaç saat ders çalışıp, sonra da Kur'an öğreniyordum. Bu ağabey arada gelip harçlık veriyordu. Kırtasiye eksiklerimi alıyordu. Bazen kılık kıyafette alıyordu. Eskiçarşı'da hala bugün faaliyette olan bir lokantanın sahibine, "Bu çocuk hergün okul çıkışı buraya gelip istediği yemeği yesin, ay sonunda gelip ödemesini yapacağım." dedi. Sonra Mustafapaşaspor Kulübü'nde genç takımda futbola başlattı. Karnımı doyuruyor, Kuran öğrettiriyor, spor yaptırıyor, giyindiriyordu. Sadece ülkü ocağında sevilen biri değildi. Dönemin SHP'li Belediye Başkanı Mehmet Emin Akın'dan üniversite eğitimimde burs verilmesini de sağlamıştı.  Lise son sınıfta özel radyolar açılınca kendisi program yaptığı İhsan Meral'in sahibi olduğu Star Radyo'da bana program yaptırdı. Diksiyonumu, genel kültürümü  sürekli övüyordu. "Söz uçar yazı kalır..." diyordu bana ve "Yazmalısın." sen dedi. Kendi çalıştığı gazetenin spor sayfasında muhabirlik görevi verdi. Ördekler denilen Yeniçarşının girişinde Akbank üstü denilen pasajda yıllarca yanında çalıştım. Sonra askere gönderdi beni. Döndüğümde zaten askerlik, eğitim gibi engellerim kalmadığı için hayata hazırdım. "Kazancı azdı ama yine de bana yazmaya devam etmelisin diyordu. Lafını dinledim... Hala yazıyorum... Yazarak karnımızı doyuruyoruz, çocuğumuzu okutuyoruz çok şükür... Artık 48 yaşındaydım. Yerel seçim sürecinde İYİ Parti'nin Çayırova Parti binasına bir röportaj için gittim...Ezbere bir odaya girdim.
Yine aynı ağabeyimi gördüm... Zaten hep iyi bir siyaset adamıydı ama daha aktif olarak bu partide kendine bir güzergah seçmişti... Arada whatsaptan fırça atar, bana yakışmayan cümleler kurduğumu söylerdi. Bazen yaşladın artık sen yetişemiyorsun, haberlerde geri kalıyorsun diye kızdırırdı. Bazen fotoğrafı iyi okuyamamışsın derdi. Eleştirirdi beni. Yani gerçek dosttu, ağabeydi...
Yıllar yılları kovaladı... Dünyayı saran korono illeti ile o da tanıştı. Ama herkes tanışıyordu.. 14 gün karantinada kalıp normal hayatına devam ediyordu. O da iyileşir dedim. İçkisi yok, sigarası yok dedim.
Sonra ağırlaştı durumu hastaneye kaldırıldı.
16 Ocak Basın Onur Günü için telefonuma tebrik mesajları geliyordu. Sonra bir mesaj daha geldi.
"Siyaset adamı, gazeteci-yazar Şakir Şükrü Erdöl vefat etti." diye...
Nasıl yaaa? dedim. Dondum kaldım. 6 yaşında sokakta kalımş bir çocuk gibi, "Şimdi ben ne yapacağım?" dedim.Çok kalleşmişsin covid...dedim.
Bu kez kendi kendime söyledim onu sözünü..."Yazmalısın" dedim.
Tüm emeklerin için Allah razı olsun, Şakir ağabeyim... Allah'ın takdiri ama ben mekanının cennet olacağına eminim... 
Artık 16 Ocak Basın Onur gününün benim için çok farklı bir anlamı var...

Kaynak: Editör:
 
Etiketler: Çok, Kalleşmişsin!,
Haber Videosu
Yorumlar
Öne Çıkanlar
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Anketler
Sitemizin çalışmalarını nasıl buldunuz ?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
57
0
5
3
18
26
2
Beşiktaş
54
0
5
3
17
25
3
Fenerbahçe
54
0
6
3
17
26
4
Trabzonspor
48
0
6
6
14
26
5
Hatayspor
45
0
7
6
13
26
6
Alanyaspor
42
0
8
6
12
26
7
Gaziantep FK
40
0
6
10
10
26
8
Fatih Karagümrük
40
0
8
7
11
26
9
Göztepe
35
0
9
8
9
26
10
Antalyaspor
34
0
6
13
7
26
11
Sivasspor
32
0
7
11
7
25
12
Konyaspor
31
0
10
7
8
25
13
Yeni Malatyaspor
31
0
9
10
7
26
14
Kasımpaşa
29
0
13
5
8
26
15
Çaykur Rizespor
28
0
10
10
6
26
16
BB Erzurumspor
25
0
13
7
6
26
17
Başakşehir FK
25
0
13
7
6
26
18
Kayserispor
25
0
12
7
6
25
19
Denizlispor
21
0
15
6
5
26
20
Gençlerbirliği
21
0
14
6
5
25
21
MKE Ankaragücü
20
0
15
5
5
25
NÖBETÇİ ECZANE


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı