Haber Detayı
07 Ekim 2019 - Pazartesi 15:25
 
GTÜ'den Deprem Raporu
Gebze Haberi


Marmara Denizi ve çevresi için 2000-2019 yılları arasında Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve
Deprem Araştırma Enstitüsü Bölgesel Deprem-Tsunami İzleme ve Değerlendirme Merkezi (B.Ü. KRDAE
BDTİM) tarafından kayıt edilmiş, deprem dağılım haritası Şekil 1’de verilmiştir. 26 Eylül 2019 13:59 Silivri
depremi (yeşil yıldız sembolü) ve artçı sarsıntılarının (kırmızı daireler) yerleri belirtilmiştir. Ocak 2000 ve
Temmuz 2019 tarihleri arasında meydana gelmiş deprem aktivitesi gri daireler ile gösterilmiştir. 24 Eylül-7 Ekim
2019 tarih aralığında meydana gelen depremlerin ilksel çözümleri için yatay ve düşey eksende derinlik kesitleri
oluşturulmuştur. Derinlik kesitlerine bakıldığında, 20 km’ye kadar değişen, düşey yönlü bir dağılım
gözlenmektedir. Artçı deprem etkinliği, oluş zamanına görece renklendirilerek sol üst köşede harita üzerinde
gösterilmiştir. Artçı deprem etkinliği seyrinin görece KB-GD dizilimli olduğu gözlenmektedir. Ancak ilksel
çözümler değerlendirildiğinde, zamansal olarak belirgin bir yönelimden bahsetmek mümkün değildir. Deprem
fiziğinin anlaşılmasında önemli veri sağlayan kaynak mekanizması çözümü bölgede mevcut baskın yanal atım
karakteristiği ile uyumludur.
26 Eylül 2019 10:59 UTC Silivri depremi büyüklüğü ve oluş yeri itibari ile bilimsel araştırmalara ve KAFZ
(Kuzey Anadolu Fay Zonu) Marmara Denizi içindeki morfolojiye ışık tutacak niteliktedir. Dalga formu analizi
ve artçı sarsıntı dağılımı takip edilerek yapılacak detaylı bilimsel çalışmalar literatüre katkı sağlayacaktır.

Şekil 1. Deprem dağılım haritası BÜ-KRDAE-BDTİM web sayfası üzerinden alınan ilksel çözüm kataloğu kullanılarak
üretilmiştir. Deprem kaynak mekanizması çözümü BÜ-KRDAE-BDTİM Basın bülteninden alınmıştır. Güncel fay haritası
bilgisi Emre ve ark., 2013 makalesinden alınmıştır. (Şekil GMT yazılımı kullanılarak üretilmiştir (Wessel ve Smith,1995)).

2019_1007 2
KUVVETLİ YER HAREKETİ ÖLÇÜMLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
26 Eylül 2019 M w =5.8 Silivri depreminin şiddet dağılım haritası Şekil 2’de gösterilmiştir. Şiddet dağılımının
oluşturulmasında Chiou ve Youngs, (2008) azalım ilişkisi, Wald vd (1999a, 1999b) regresyon ilişkileri
kullanılmıştır. Çalışmada yerel zemin etkisi hücresel V s,30 bilgisi kullanılarak göz önüne alınmıştır. Deprem,
İstanbul’un Avrupa yakasında depremin merkezine yakın bölgelerde VI şiddetinde, diğer bölgelerde V ve IV
şiddetlerinde hissedilmiş, Anadolu yakasında ise IV ve daha az şiddetlerde hissedilmiştir (Şekil 2).

Şekil 2. Deprem Şiddet dağılım haritası

Depreme ait yer hareketi kayıtları Türkiye Ulusal Kuvvetli Yer Hareketi Gözlem Ağı istasyonlarından elde
edilmiştir (http://kyhdata.deprem.gov.tr/2K/kyhdata_v4.php). Maksimum yer ivmesi Silivri istasyon kaydından
0.81 m/s 2 olarak elde edilmiştir. Çalışmada kullanılan yer hareketi kayıt istasyonlarına ait bilgiler ve bu
istasyonlarda kaydedilen pik yer ivmeleri Tablo 1’de gösterilmiştir.

Tablo 1. M w =5.8 Silivri Depremini kaydeden bazı yer hareketi kayıt istasyonlarına ait bilgiler

(http://kyhdata.deprem.gov.tr/2K/kyhdata_v4.php)

İstasyon Kodu İstasyon R epi (km) V s30 (m/s) PGA(cm/s 2 )
3408 Silivri 23 639 81.62
5906 MarmaraEreğlisi 25 360 73.04
3412 Büyükçekmece 36 360 84.93
5915 S.Kumbag 62 360 5.38
5911 Muratlı 68 360 6.82
3407 Besiktas 72 595 21.84
3405 Kartal 81 360 14.5
3406 Umraniye 83 360 31.39
5914 Murefte 83 360 3.28
5912 Hayrabolu 98 360 14.99
4132 Çayırova_2 98 360 8.73
4138 Darıca 100 360 16.63

2019_1007 3
Tablo 1’de verilen kayıt istasyonlarından elde edilen yer hareketi kayıtlarının %5 sönüm oranı için davranış
spektrumları Şekil 3’de gösterilmiş ve TBDY (Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği) 2018’e göre deprem yer
hareketi düzeyleri DD-2 (tekrarlama periyodu 475 yıl olan ve 50 yıl içinde aşılma olasılığı %10 olan deprem) ve
DD-3'e (tekrarlama periyodu 72 yıl olan ve 50 yıl içinde aşılma olasılığı %50 olan deprem) karşılık gelen
tasarım spektrumları ile karşılaştırılmıştır. DD-2 ve DD-3 tasarım spektrumları, depremin merkezine en yakın
yer hareketi kayıt istasyonu olan Silivri istasyonu lokasyonu ZB zemin sınıfı için belirlenmiştir.

Şekil 3. Depremde kaydedilen yer hareketi kayıtlarının %5 sönüm oranı için davranış spektrumları ve Silivri
istasyonu ZB zemin sınıfı için DD-2 ve DD-3 deprem yer hareketi düzeylerine ait tasarım spektrumlarının

karşılaştırılması

DEĞERLENDİRME
Ülkemizde 1990’lardan itibaren meydana gelen yıkıcı depremler (Erzincan, 1992; Dinar, 1995; Ceyhan, Adana,
1998; Kocaeli ve Düzce, 1999; Van 2011) göstermiştir ki artık sadece depreme dayanıklı yapılar tasarlamak
yetmemektedir. Büyük megapollere dönüşen şehirlerimizi aynı zamanda deprem sonrası oluşabilecek her türlü
duruma ve tehlikeye (Tsunami, yangın, altyapı sistemlerinde olası hasarlar vb.) dirençli şehirler de inşa etmemiz
gerekmektedir.
Ülkemizdeki yapı stoku ve geçmiş depremlerde elde edilen tecrübelere göre yıkıcı depremlerden etkilenen
betonarme binalarda hasar sıva çatlakları ile başlamakta ve dolgu duvarı hasarı ile devam etmektedir. Dolgu
duvarı hasarı çapraz şeklinde çatlaklarla başlar. Özellikle orta şiddetli ve şiddetli depremlerde beklenen bir
durumdur. Ayrıca, beton dayanımının düşük olması, yüksek çaplı agrega kullanılması ve beton kalite denetimi
olmaksızın beton üretilmesi durumlarında betonarme kolonlar karşılamaları gereken kesme kuvvetlerini
karşılayamadıklarından birçok kolonda kesme çatlakları oluşabilmektedir. Kolonların alt ve üst uçlarında
oluşturulması gereken özel sarılma bölgelerinin yetersizliği, kiriş ve kolonlarda donatı aralıklarının fazla olması
da istenmeyen sonuçlar doğurabilmektedir. Bu gibi durumlarda kolon, betonun ezilip parçalanması sonucu kolon
düşey yüklerini de taşıyamamakta, etriyeler açılarak boyuna donatılar dışarıya doğru burkulmaktadır. Ülkemizde
özellikle mühendislik kurallarına uyulmadan yapılan binalarda genellikle kolonlar kirişlerden daha zayıf
yapıldıklarından deprem sonrası hasarlar daha çok kolonlarda oluşmaktadır. Kiriş hasarları yerel olmakta ve
genel olarak yapının stabilitesini bozmamaktadır, fakat kolon hasarları birçok zaman yapıyı göçme durumuna
getirebilmektedir. Öte yandan, elimizdeki veriler göstermektedir ki 26 Eylül 2019 M w =5.8 Silivri depremi, bina
yapım yönetmeliğimizde tanımlanan standart tasarım yer hareketine karşılık gelen deprem yer hareketi düzeyi
DD-2'nin (tekrarlama periyodu 475 yıl olan ve 50 yıl içinde aşılma olasılığı %10 olan deprem) oldukça altında
kalmaktadır (Şekil 3). Bu nedenle, mühendislik hizmeti almış binalarımızda zaten herhangi bir hasar
beklenmemektedir.

2019_1007 4
Mw=5.8 büyüklüğündeki Silivri depreminde, etkiye bağlı olarak zemin problemleri gözlemlenmemiştir. Ancak
depremin büyüklüğünün daha fazla olması durumunda Marmara bölgesinde pek çok alanda sıvılaşma, taşıma
gücü kaybı, toprak kayması, oturmalar gibi farklı zemin problemlerinin oluşması beklenmektedir. Zemin
problemlerinin pek çok konut ve sanayi yapısını etkilemesinin yanında özellikle kıyı yapılarında sorunlara neden
olması da öngörülmektedir. Proaktif bir yaklaşımla gelecek hasarları beklemekten ziyade ön incelemelerin
yapılarak iyileştirmelerin gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
Yıkıcı depremlerin ulusal ölçekte etki yaratması sebebiyle, afet sonrası götürülecek hizmetlerin çok hızlı ve
koordineli bir biçimde yapılması gerekir. İstanbul için 2001 yılında hazırlanan “Deprem Master Planı’nın
Kocaeli ili için de ivedilikle hazırlanması ve “Deprem Erken Uyarı ve Yapı Sağlığı İzleme Sistemleri’nin
geliştirilmesi, şehirlerimizi depremlere karşı daha dirençli hale getirecektir. Deprem Master Planları, daha kısa
sürede deprem sonrası durumu belirleyebilmek ve hizmet götürebilmeyi mümkün kılar. Erken Uyarı Sistemleri,
depremlerin çok kısa bir süre de olsa önceden öğrenilmesini sağlayarak önemli tesislerde (doğal gaz dolum
tesisleri, elektrik sistemleri vb.) meydana gelebilecek felaketin boyutlarını azaltmakta; Yapı Sağlığı İzleme
Sistemleri ise kritik öneme sahip yapıların deprem öncesi ve sonrası izlenerek hasar durumları hakkında bilgi
sahibi olunmasını sağlamaktadır.
Tüm bunların ötesinde, deprem başta olmak üzere birçok afet tehlikesi altında olan ülkemizde, diğer gelişmiş
toplumlarda örnekleri görüldüğü gibi, “Yetkin Mühendislik” sistemi bir an önce kurulmalıdır.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Kaynak: Editör:
 
Etiketler: GTÜ'den, Deprem, Raporu,
Haber Videosu
Yorumlar
Öne Çıkanlar
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Anketler
Sitemizin çalışmalarını nasıl buldunuz ?
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı